Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, Orta Doğu’daki çatışmaların ardından artan petrol fiyatlarının, mevcut durumun ciddiyetini tam olarak yansıtmadığını ifade etti. Piyasa algısıyla gerçeklik arasında önemli bir “kopukluk” olduğuna dikkat çeken Birol, bu iki durumun yakında birbirine yakınsama göstereceğini düşündüğünü dile getirdi.
Atlantic Council tarafından düzenlenen bir etkinlikte konuşan Birol, Orta Doğu’daki savaşların başlaması ve Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının enerji akışında yarattığı aksamalara değindi. Bu durumu “tarihteki en büyük enerji güvenliği tehdidi” olarak nitelendiren Birol, geçmişteki enerji krizleri ile günümüzdeki durum arasında bir karşılaştırma yaptı. 1973 ve 1979 yıllarındaki petrol krizlerinde günlük yaklaşık 5 milyon varil arz kaybı yaşandığını hatırlatan Birol, bu krizlerin birçok ülkede ekonomik durgunluk, yüksek enflasyon ve bazı gelişmekte olan ülkelerde borç krizlerine yol açtığını aktardı.
Günümüzde ise günlük arz kaybının 13 milyon varile ulaştığını vurgulayan Birol, bu kaybın geçmişteki krizlerden daha fazla olduğunu belirtti. Enerji altyapısında meydana gelen zarara da dikkat çeken Birol, her şeyin normale dönmesi durumunda bile toparlanmanın zaman alacağına işaret etti.
Petrol fiyatlarının yükseldiğini ancak bu durumun “sorunun ciddiyetini yansıtmadığını” yineleyen Birol, piyasa algısıyla gerçekler arasındaki farkın giderilmesi gerektiğini söyledi. Yakın gelecekte bu iki durumun birbirine yakınsama göstereceğini düşündüğünü belirten Birol, bunun küresel ekonomi açısından büyük bir hassasiyet taşıdığını vurguladı.
Mart ayında IEA üye ülkelerinin 400 milyon varille tarihindeki en yüksek stratejik petrol rezervini piyasaya sürme kararına da değinen Birol, bu adımın hem petrol miktarı hem de uygulama hızında “rekor” niteliğinde olduğunu ifade etti. Enerji altyapısında meydana gelen hasarın boyutuna dikkat çeken Birol, 80’den fazla tesisin zarar gördüğünü, bunların üçte birinin ağır hasar aldığını bildirdi. Hasarın onarılma sürecinin ülkeden ülkeye değişiklik göstereceğini belirten Birol, mali gücü olmayan ülkelerde bu sürecin daha da uzun süreceğini kaydetti. Analizlerinin, mevcut krizin öncesi seviyelere dönüşünün 2 yıla kadar sürebileceğini öngördüğünü sözlerine ekledi.