AHBAP Derneği’ne yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan Oğuzhan Uğur savcılık ifadesinin ardından tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi.
Uğur’un savcılık ifadesi ortaya çıktı.
İŞTE OĞUZHAN UĞUR’UN SAVCILIK İFADESİ
“Her ne kadar yukarıda anlattığım üzere depremin yaşandığı günden hemen sonra Hatay’a gitmişsem de Haluk LEVENT ile yakın bir çalışma içerisinde bulunmadım.” diyen Uğur ifadesinde aynı soruşturmada tutuklanan Haluk Levent ile ilgili şunları söyledi:
“Kendisinin mali açıdan ne gibi tasarruflarda bulunduğunu bilmiyorum. Dolayısıyla derneğe yapılan bağışların amacı dışında kullanılıp kullanılmadığına ilişkin herhangi bir şüphe duymadım. Esasen bunu görebilecek bir konumda da değildim. Yine Haluk LEVENT veya AHBAP Derneği tarafından derneğin reklamının yapılması ve benzeri konularda benimle herhangi bir görüşme gerçekleştirilmedi. Ne dernekle ne de Haluk LEVENT ile herhangi bir ticari faaliyette, iş birliği içerisinde bulundum. Şirket hesaplarıma veya şahsi hesaplarıma herhangi bir para girmedi. Dönemin hassasiyeti gereği, o dönemde böyle bir şey yapmak aklımızın ucundan dahi geçmemiştir.”

“HALUK LEVENT HAKKINDA ÇEŞİTLİ DEDİKODULAR DUYMAKTAYDIM”
Haluk Levent ile ilgili çeşitli dedikodular duyduğunu öne süren Oğuzhan Uğur, Levent ile olan iletişimini bir süre sonra kestiğinden bahsetti. Uğur savcılık ifadesinde şunları söyledi:
“Yine başka bir gazeteci arkadaşım Cansu ŞİMŞEK, 27 Şubat 2023 tarihinde beni aradı. Kendisi, Haluk LEVENT ile ilgili çeşitli şüpheleri bulunduğunu, süreçten rahatsız olduğunu ve konunun üzerine gidebilmek için belge aradığını söyledi. O dönemde Haluk LEVENT, açıkçası yardımsever ve bir nevi “kahraman” olarak görülen bir insandı. Herhangi bir belge olmaksızın konunun üzerine gitmek mümkün değildi. Ben de kendisine bir süredir Haluk LEVENT ile görüşmediğimi söyledim ve açıkçası beklemeye başladık.”
“Haluk LEVENT hakkında çeşitli dedikodular duymaktaydım. Ancak benzer bir durumu bizzat kendim yaşayınca kendisiyle iletişimimi kestim. Bu, Haluk LEVENT ile aramızdaki kişisel bir konuydu. Bunun dışında, bizzat Hatay’a gittiğimde Ahbap’ın sahada bulunduğunu ve çeşitli çalışmalar yaptığını gördüm. Bu nedenle kişi ile kurumu bir noktada birbirinden ayırdım. Bu konuyla ilgili durum bunlardan ibarettir.”
Ayrıntılar geliyor…

